Sizlere özel eğitimle ilgili ve bilinmesi gereken filmleri paylaşmaya devam edeceğiz. Şimdi sıradaki filmimize geçiyoruz. Marie Heurtin – “Marie’s Story” filmine geliyoruz. Marie doğuştan görme ve işitme kaybı yaşayan birisidir. Film 1800’lü yılların sonlarında kırsaldaki Fransa’da yaşayan 14 yaşındaki görmeyen ve duymayan  bir kız olan Marie Heurtin’in gerçek hikayesine dayanıyor.

Marie Heurtin Hikayesi. Özel Çocuklar ve Özel Bireyler Derneği

Filme başlamadan önce bilmemiz gereken temel noktalara değinmek isterim. İlki bu şekilde toplumdan farklılık gösteren çocuk sahibi bütün ailelerin ciddi desteklere ihtiyacı vardır. İkincisi ise her özel çocuk için adanmış bir öğretmen gerekiyor. Kavga etmeye hazır, direnmeye hazır, yenilmeye ve yenilgisinden ders almaya hazır, öğrenmeye ve öğretmeye hazır,  yapamadıkları için sorumluluk almaya hazır, en önemlisi de sevmeye hazır…

Filmimiz Fransız kırsalındaki bir ailenin eğitilmesi için kızını bir yatılı okula vermesi ile başlıyor. Aslında burada birden çok sebep var. Aile eğitilebileceğine inanmadan bu çabayı harcıyor. Dolayısı ile ailenin ilk isteği çocuğun eğitimi değil de sanki biraz evden uzaklaşması idi… Burada aileyi yadırgamıyorum. Zira çocuklarının öğrenemeyeceğini düşünüyordular… Bunu aileye ifade eden uzmanlar vardı, aileler vardı, tanıdıkları vardı …

Bu tablo bir çok ailenin sık karşılaştığı bir tablo. Aileler olarak bizler, çocuğumuzun potansiyeli kadar inanırız. İyi ama uzman sıfatlı (sıfatsızlar) yıllarca çocuğunuzun asıl potansiyelini görmedi ise, bu aileye “bana güven, artık her şey farklı olacak” demek de ailenin gerçekten çocuğu için faydalı olabilecek birisine güvenmesi de güçtür…

Filmimizde kırsal kesimden yatılı okula gelen bir kız çocuğunun eğitimini (idarenin karşı çıkmasına rağmen) üstlenen bir öğretmenin çabası ağır basıyor. 24 saatlik yoğun bir eğitim, aylar süren çabalar, öğretmenin ciğerlerindeki öldürücü hastalık, idarenin baskısı, öğrencinin insanlar içine kendisini koyamaması…

Çok zorlu süreçlerden sonra kızımız bir hanım efendi oluyor… Burada değişen o kadar çok şey var ki… En başta, kızımız kendi varlığını insanların dünyasına yerleştirebiliş, aile kızlarına evlatları gibi bakabilmiş, idareciler azmin zaferini görmüş (ama utanmışlardır burası ilginç. Ülkemizde bunları bulmak da güçtür.) Kızımız BEN DE VARIM diyebilmiştir. İzleyip göreceksiniz !

 

Filmimizden alınması gereken dersler :

  • Eğer o öğretmeni bulamadı iseniz, aramaya devam edin
  • Yoğun eğitim her şeyden önemlidir
  • Çocuklarınızı şimdiki halleri ya da önünüze çıkan sıfatsızların sözleri ile değerlendirmeyin, onlar havsalamızdan daha büyüktürler
  • Çocuklarımızın zihnine neyi kazırsanız, o sizlerin de zihninde canlanır.. Öğrenebilirsin derseniz, öyle inandırırsanız, öyle inanırsınız ve öyle yaşarsınız…


İyi Seyirler…

Yorum Yap

Yorum

Yorum Yap

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.